Mersin’de el
konulan 25.000 ton pirinç... savcılığın ithalatçı firma sahibi ve yöneticileri
aleyhine, 5 ila 12 yıl hapis cezası talebiyle hazırladığı iddianame... yeterli
delil oluşturabilmek için o laboratuvardan bu laboratuvara gönderilen pirinç
numuneleri... İstanbul Teknik Üniversitesi’nde görevden alınan akademisyen...
yanlışlanan analiz raporu... en nihayetinde İTÜ’ye vakadan tümüyle el çektiren
bir süreç. Peki, gerçekte ne oldu? Yaşananların üretici-tüketicinin gıda
egemenliği ve halk sağlığı açısından önemi ne? Bilimsel özgürlük, akademik
özerklik, bağımsız araştırma neden önemli?
Tarım ve Gıda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tarım ve Gıda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Mayıs 2013 Cumartesi
14 Nisan 2012 Cumartesi
Katılımcı Ekonomik Model olarak BÜKOOP
“Kooperatif” sözcük anlamıyla, hizmetlerinden yararlanan insanlar tarafından mülk edinilmiş, ve onların yararına çalıştırılan iktisadi girişimleri tanımlıyor. Fiil kökü ise ortak bir amaç doğrultusunda, gönüllülük temelinde, işbirliği içerisinde hareket etmek anlamına geliyor. Türkiye’de 1163 sayılı Kooperatifler Yasası’na göre bir işletme kurduğumuzda, “kooperatifin” mantığına ve ruhuna uygun bir yapı tesis etmiş olmuyoruz. Esas olarak, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın denetimine açık, çok ortaklı bir işletme kurmuş oluyoruz. Bu yapının kooperatifin mantığına ve ruhuna uygun bir şekilde işletilmesi ise o yapıyı kuran ve yöneten insanlar arasında paylaşılan hakim anlayışa bağlı. İşleyiş ilekelerinin sürekli tartışılıp pratik içinde test edilmediği koşullarda BÜKOOP tarzı yapıların sadece ortaklarının, daha kötüsü ortaklar içerisinde idareci bir grubun çıkarını gözeten sıradan işletmelere dönüşmesi hiç zor değil. Ülkemizde kooperatiflerin tarihi olumsuz örnekler açısından oldukça zengindir ve bu tür sorunlara karşı ancak yapısal önlemlerle mücadele edilebilir.
10 Haziran 2008 Salı
Çiftçi-Sen Kurucu Genel Başkanı Abdullah Aysu ile Söyleşi
Çiftçi Sendikaları Konfederasyonu (Çiftçi-Sen), 21 Mayıs 2008’de Ankara Valiliği’ne kuruluş başvurusunda bulundu. Üzüm, tütün, fındık, ayçiçeği, hububat, çay ve zeytin üreticilerinin örgütlendiği yedi çiftçi sendikasını bünyesinde barındıran Çiftçi-Sen, kamuoyuna sunduğu kuruluş bildirgesinde çiftçilerin sosyal hak taleplerini doğayla uyumlu bir tarım anlayışıyla birleştiriyor.(1) Çiftçi-Sen’in kuruluş öyküsü ve Türkiye tarımı için savunduğu ekolojiyle uyumlu, doğanın kaynaklarına saygı gösteren yeni tarım anlayışı hakkında kurucu genel başkan Abdullah Aysu ile görüştük. Bu söyleşi sırasıyla aşağıdaki başlıkları içermektedir:
28 Mayıs 2008 Çarşamba
Gap Balonu Bir Kez Daha Şişirilirken
Büyük barajlar ve çevresel etkileri konusunda 1970’lerden beri biriken çok sayıda saha çalışması ve geniş bir literatür var.[1] Bu literatür temel olarak barajların su depolama ve sulama işlevlerinden kaynaklanan tahrip edici etkilerle ilgili. Bu etkiler açısından yaklaşıldığında, GAP’ın yirmi seneden beri ilerletilememiş olmasını iktidar ve muhalefet partilerinin bizleri inandırmaya çalıştığı şekilde bir kayıp olarak değerlendirmek yerine bir avantaj, bir kazanç olarak değerlendirmek mümkün.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

